








|
Doğan i'nın başına gelenler, Türkiye'de hukuk sistemini çöktüğünü yeniden gösteriyor.
Artık aktivistler, yazarlar, demokrasi savunucuları yaptıkları işlerden değil, kirli suçlamalardan dolayı işkence görüyorlar, tutuklanıyorlar, topluma terorist ya da katil olarak afişe ediliyorlar.
Muhaliflerin bu şekilde terorize edilmesi aslında çok yeni bir taktik değil. Nazi Almanya'sında Dimitrof'un, Amerika'da Angela Davis'in başına gelenleri herkes biliyor. Türkiye'de de solcular, 6-7 Eylül olaylarından tutalım pek çok suçlamayla karşılaşıp sürekli kendilerini savunmak durumunda bırakıldılar.
Bu taktiği 12 yıl önce benim üzerimde de denediler, kamuoyu nezdinde başaramadılar ama inatla, hırsla sürdürüyorlar. Yakın tarihlerde eşcinsel ve feminist aktivist Hülya Tarman da benzeri suçlamalarla karşı karşıya kaldı. Şimdi de Doğan Akhanlı'yı aynı bilim kurgu filminin içine soktular. Bu korkunç film hepimizi içine alabilir.
Sadece yazar olmak, aktivist olmak, muhalif olmak, korkunç suçlamalarla zincirlenmek ve bir korku filminin içine sokulmak için yeterli bir neden.
Buna izin vermememiz lazım.
Benim için, Hülya Tarman için, Doğan Akhanlı için değil, hepimiz icin. Hukuka hepimizin ihtiyaci var.
Pınar Selek, 27.08.2010
|
 |

Pınar Selek ve devam eden bir dayanışma kampanyası hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için www.pinarselek.com adresine başvurabilirsiniz.
|